6 Ağustos 2015 Perşembe

Bu hafta sonu Antep'i görelim mi?

Nasılsınız? İyisiniz İnşallah Sevgili takipçiler? 

Bakın haftanın sonuna yaklaştık bile. Ben demedim mi size Pazartesi biter hafta biter diye :)
Bugün sizlere Dubai'de enfes bir Lübnan mutfağı yazacaktım. Fakat aranızda benim gibi kebap bulduğu yere uçak bileti alanlar varsa diye havalar biraz daha serinledikten sonra Dubai'yi yazmaya karar verdim.

Gezelim görelim köşesinde size son yıllarda hafta sonu kaçamakçılarının uğrak şehri Antep'i anlatacağım. Antep, Türkiye'de en sevdiğim şehirlerden biri. Eğer tenasüh diye bir şey varsa, benim köklerim kesin oralara bir yerlere bağlı diye düşünüyorum bazen. Neden mi? E çünkü yemekleri güzel. :) Bir de hamamları var ama onun konumuzla ilgisi yok. Ben sıcak sevmiyorum. 


Siz de hafta sonu kaçamağı yapmak isterseniz diye iki gün Antep'te neler yapılır yazacağım. Bugünden yazıyorum ki hafta sonu organizasyonuna yardımcı olsun. İstanbul'da kalanlar için de kahvaltı mekanları yazacağım Cuma günü. 

Uçaktan iner inmez Orkide Pastanesi'ne gidiyoruz kahvaltı için. Yöresel Antep kahvaltısı istiyoruz ama gelenlerle karnımızı çok doyurmuyoruz  anlaştık mı? 






Orkide Pastanesi
Çünkü kahvaltının finalini bize İstanbul'daki kebapçılarda yufkadan yaparak, "Katmer" diye yutturdukları o enfes, şahane dünyanın en güzel tatlısı ile taçlandıracağız.

Fotoğrafta gördüğünüz üzere, Antep'te hası tek kat baklava hamurundan yapılıyor. Ve o kadar hafif ki Antepliler katmeri kahvaltıda yiyor yanında da süt içiyor.

Orkide pastanesi ayrıca Türkiye'nin her yerine kargo da yapıyor. 










Kahvaltıdan sonra, Zeugma Mozaik Müzesine gidiyoruz. MÖ 300'de Büyük İskender tarafından kurulan Zeugma Antik Kentindeki kazılarda bulunan mozaiklerin sergilendiği dünyanın en büyük mozaik müzelerinden biri. Gaziantep'in Nizip ilçesinde Birecik Baraj Gölü kıyısında bulunan Zeugma Antik Kentinden çıkarılan mozaikler, 2010 yılında bu müzede sergilenmeye başlandı. 








Müzenin en bilinen eseri, Çingene Kız mozaiği diğer mozaiklerden ayrı olarak karanlık bir odada sergileniyor. Çingene kız mozaiğinin en çarpıcı özelliği hangi köşeden bakılırsa bakılsın sizi izliyor olmasıdır. Boyutları sandığınız kadar büyük değil. Şaşırtmasın :)




Müze yazın saat 18:30'a kadar ziyaret edilebiliyor. Ücreti 10 TL. Müze kartı olanlara ücretsiz.








Zeugmadan çıktıktan sonra hemen yakınındaki Kebapçı Halil Usta'ya uğruyoruz. 

İstanbullular hiç boş bırakmıyor sağolsun Halil Usta'yı. Sokak arasında gayet salaş, mütevazi bir kebapçı Halil Usta. Lüks bir kebapçı beklemeyin yani. 
"İstanbullular benim kıymetimi yirmibeş sene sonra anladı" diyor. Yıllar önce İstanbul'da seksen kebapçı gezmiş. "Beni işe alın ben bu işi iyi biliyorum" demiş. Kimse yüzüne bakmamış. Sonra dönmüş yüzünü Sultanahmet'e, "sana küstüm İstanbul, bir daha da gelmem" demiş, eli böğründe geri gelmiş Antep'e. "25 sene oldu gitmedim İstanbul'a" diyor Halil Usta, "artık İstanbul bana geliyor..."


Kebapçı Halil Usta

Halil Usta'dan çıktından sonra Antep'te biraz gezip yediklerimizi eritelim. Antep Kalesi'nden başlayarak yukarı doğru çıktığınızda, tarihi bakırcılar çarşısını, çarıkçıları, baharatçıları ve Zincirli Bedesten'i göreceksiniz. Buralardan, baharat, nar ekşisi, fıstık, bakır mutfak gereçleri alabilirsiniz. 

Zincirli Bedesten






Çarşıda vakit geçirirken yorulursanız, soluklanmak için Tahmis Kahvesi'ne gidip Menengiç Kahvesi için. Tahmis Kahvesi 1635'den beri faaliyet gösteren, Türkiye'nin en eski kahvehanelerinden biridir. Akşamları fasıl da oluyor. Menengiç kahvesini sevdiyseniz mutlaka bir kavanoz alın. Yapılışını merak edenlere yazabilirim. 









Bayazhan Avlu



Bakırcılar turu bittiğine göre artık akşam yemeğine geçebiliriz. Şimdi doğru Bayazhan'a gidiyoruz. Bayazhan, 1909 yılında Bayaz Ahmet Efendi tarafından yaptırılan 2005'te restore edilen, Gaziantep'in en iyi restoranını, meyhanesini ve barını avlusunda barındıran bir mekan.

Bayazhan'ın restoranında  enfes bir beyti yiyip, avlusunda fasıl eşliğinde çok hoş vakit geçirebilirsiniz. 




Bayazhan Restoran

Bugünlük bu kadar yeter değil mi? Fakat iyi yedik. :) 

Bitti mi? Bitmedi. Antep için bir günün yeterli olmayacağını söylemiştim. 

Günü biraz egzersizle sonlandırın. Ertesi gün yiyeceklerinize yer açılsın :)

Ben Antep'ten dönünce bir hafta detoks yapıyorum mesela. Vücut kendini ancak toparlıyorsa demek. Olsundu, değerdi. :)










Ertesi gün kahvaltıya Katmerci Zekeriya Usta'ya gidiyoruz. Antep'li olduk madem racona uyalım değil mi? Tonton Katmerci Zekeriya Usta dükkanı açmış, kasaya oturmuş bile. Oğlu Mehmet Bey, sanki İstanbul'dan arayıp geleceğimizi haber etmişiz gibi kapılarda karşılıyor bizi o muhteşem gülümsemesiyle. Çay mı süt mü diyor? Süt anasını satayım diyoruz :) 

Katmerci Zekeriya Usta

Bu muhteşem katmeri lüplettikten sonra biraz daha çarşıda dolaşıyoruz. İstanbul'a götürmek üzere, baklava, katmer, fıstık, bakır siparişlerini tamamladıktan sonra yeniden Tahmis'e uğrayıp bugün de Dibek yada Osmanlı kahvesini deneyebilirsiniz. 















İmam Çağdaş




Öğlen yemeği için Antep deyince ilk akla gelen yere gideceğiz. Tabi ki İmam Çağdaş'a.

Antep'te Baklava denince öne çıkan iki marka, İmam Çağdaş ile Koçak birbiriyle Galatasaray - Fenerbahçe kadar ezeli rakip.

Ben baklavada oyumu her zaman İmam Çağdaş'tan yana kullanıyorum.











İmam Çağdaş'ta Lahmacunu, kebabı, bakır taslarda servis edilen ekşi ayranı, karışık kebabı yiyip üstüne de baklava tabağı ile cila attıktan sonra İstanbul'a dönmek üzere yollara düşebilirsiniz. Antep turumuz burada sona ermiştir. :)

Velhasıl.. Yemek yemek ciddi bir iştir hep söylerim. Gittiğin, gördüğün, yediğin yerin hakkını vereceksin. Yemek yediğin yerin adını bileceksin en önemlisi. Çok unutuyorsanız kartını alın atın cebinize.





Sonra LuLu'ya yazın gitsin o da yesin orada değil mi? Paylaşımcı olalım. :)

Sevdiniz İnşallah Antep'i? Pazartesi diyete başlıyoruz ama. Yorumlarınızı yazın bak bekliyorum.


www.orkidepastanesi.com

www.katmercizekeriya.com
www.bayazhan.com.tr
www.imamcagdas.com


Haydi sevgiler hepinize.


LuLu


4 Ağustos 2015 Salı

Bir kadına nerede evlenme teklifi edilir?

Selamlar,


İnsan hafızası tuhaf kodlamalar yapıyor bazen. Ya da ben iletişimci olduğumdan, insanları, eşyaları, mekanları farklı etiketlerle kaydediyorum hafızama. Psikolojide bir karşılığı var mı bilen yazsın lütfen.

Boğazda en sevdiğim balıkçı Arnavutköy "Akıntıburnu."  Bu kadar sevmemin nedeni beni oraya ilk kez en sevdiğim arkadaşımın (konudan bağımsız) götürmüş olması olabilir. İstanbul'da "evlenme teklif edilecek mekan" diye kodlamışım hafızama bu balıkçıyı. Hayatımda bir kez bile "nasıl evlenme teklifi alırım?"' ın hayalini kurmamış genç bir kadın olmama rağmen, kim birine evlenme teklif edecek olsa ona burayı öneriyorum.

Bu yazıyı yazarken neden böyle bir kodlama yaptım diye düşündüm?

Şimdi sıralıyorum...

-Denize nazır. Deniz ki benim kutsalım. Ruhumun aynası... Deniz olan yerde olumsuz netice çıkmaz.

-Yemekleri, balık içerikli mezeleri şahane. Damak zevki önemli. Kalbe giden yol bulunmuş demektir.

-İşletmecisi, garsonları inanılmaz zarif. Size kendinizi çok özel hissettiriyor. Hazırladığınız tüm sürprizlere büyük bir titizlikle ortak oluyorlar. E gecenin akıbeti için buna ihtiyacınız var. :)

-Akıntıburnu 1967'de açılmış Arnavutöy'de. Yani her gün bir işletme açılıp kapanan İstanbulumuzda yıllar sonra "annenize burada evlenme teklif etmiştim" diyebilirsiniz çocuklarınıza.
Yıldönümlerinizi de burada kutlamayı gelenekselleştirirseniz hikayenin sürekliliği olmuş olur.

-Valesi var. En yüksek puntolu papuçlar rahatlıkla giyilebilir.

-Fiyatlar boğazdaki tüm balıkçılar ayarında. Küver var. Bu partnerinizin cimri olmadığını gösterir. Ne kadar takılırsınız bilmem ama, benim birincil eleme kriterimdir. :)


E gerçekten doğru bir tespitte bulunmuşum Akıntıburnu için. Okuyunca hak verdim kendime..


Biraz da ne yiyeceğinizden bahsedeyim mi?






Önce karışık yeşillik tabağı isteyeceksiniz. Masanın en neşeli tabağı olarak yerleşecek ortaya. Sonra balık köfte, levrek sarma, balık kokoreç, kalamar, karides güveç. Ben bunları isteyince artık ahbap olduğumuz nazik garsonlar "yeter herhalde" diyorlar. Size yetmiyorsa ortaya bir de balık söyleyebilirsiniz. Porsiyonlar kişi sayısına göre geliyor. Gayet doyurucu.  





Balık kokoreçi İstanbul'da yiyebileceğiniz daha iyi bir yer var mı bilmiyorum. Varsa yazın bana bak ne olur :)

Tatlıya yeriniz kaldıysa dondurmalı irmiği tavsiye ederim. Hem hafif hem leziz.

Unutmadan, severmisiniz bilmem Akıntıburnu'nda yaz boyu kabak çiçeği dolması bulabilirsiniz. Ege'de çoktur ama İstanbul'da bulması biraz zordur. Gitmişken deneyin derim.




Yani bu kadar güzel yemeği yedikten sonra teklifinize hayır diyecek kadın olduğunu sanmıyorum.
İçiniz rahat olsun, Akıntıburnu'nda deplasmandasınız 1-0 öne geçtiniz bile :)


0212 263 48 29 numaralı telefondan rezervasyon yaptırabilirsiniz.

Yarın sizlere Lübnan mutfağı yazacağım.

Haydi şansınız bol, en özel geceniz, Akıntıburnu yemekleri kadar keyifli olsun..

LuLu








3 Ağustos 2015 Pazartesi

Pazartesi biter hafta biter :)

Selam sendromcular,

Çoğunuz tatilden döndü, bugün kaldığı yerden mesaiye, ev işine hızlı bir giriş yaptı değil mi?
Dün şezlongda yayılırken bugün kendinizi masa başında buluverdiniz. Olur öyle :)

Pazartesi mesaisini yarıladıysanız haftanın sonunu çabuk görürsünüz. Sızlanmayın.

Akşam size deniz kenarı bir yerler tavsiye edeyim de tatilden mesaiye yumuşak bir geçiş yapmış olun.

Kebap severler bilirler. İstanbul'da son yıllarda Adana, Urfa, Antep menşeili birçok kebapçı türedi. Çoğunu denemiş biri olarak, hiçbirinin memleketindekiyle aynı kalitede hizmet vermediğini söyleyebilirim.

Peki İstanbul'da nerede kebap yiyeceğiz?

Ben yalnızca balığı değil, kebabı da deniz görerek yemeyi sevenlerdenim. "Elbette denize nazır, kalbimiz temiz velhasıl." Diyor ya Sezen ablamız:) Bu yüzden size deniz manzaralı favori kebapçılarımdan Rumeli Hisarı Nezih'i önereceğim bugün.

Kebap yemek için Gaziantep'e gidemiyorsanız Nezih, İstanbul'da hem de boğazda bu ihtiyacınızı karşılıyor.









Antep yöresine has, yuvalaması, yoğurtlu içli köftesi, gavurdağı, mezeleri ve baklavalarıyla miğde kıvrımlarınızı Mahmut Tuncer eşliğinde halaya durduracak kadar iyi :)


Gavurdağı salatasını İstanbul'da birçok kebapçı çok iri doğrayarak yapıyor fark ettiniz mi?

Bu arada bu güne kadarki en iyi gavurdağını Adana'da yemiştim. Adana turumuzda bahsedeceğim neresi olduğundan.









Siz karışık kebap sevenlerden misiniz?
Kalabalık masalarda karışık kebap en iyisi.
Ben beyticiyim mesela. Fotoğraftaki karışık kebap tabağı olsa da Nezih beytide de gayet başarılı.



Nezih içli köfteyi de diğer kebapçılardan farklı servis ediyor. Haşlama ve yoğurtlu. Bunların ufağına doğuda Arap Köftesi diyorlar.

Ve tabi ki Pastırmalı Humus, yine Arap mutfağından bize miras şahane lezzet.

Yine yediğim en enfes Humus Dubai'de bir Lübnan restoranındaydı. Dubai turunda anlatacağım hepsini :)

Nezih'e gitmişken, Antep'ten gelen baklavaların tadına bakmadan da dönmeyin.







Nezih, lokasyonu itibariyle çoğunlukla kalabalık bir kebapçı. O yüzden eğer boğazı görmek istiyorsanız 0212 265 74 55 numaralı telefondan rezervasyon yaptırmanızı öneririm.

He unutmadan, Nezih'te enfes yöresel Antep kahvaltısı var. Onu da yazacağım bir gün.

Bu arada amannn yaz aylarında fazla kilolara dikkat. Bunları yedikten sonra spor yaparak eritiyoruz değil mi gençler? Bir ara size ödem attırıcı çay tarifleri de vereceğim.

Hadi bakalım. Muhteşem geçsin Pazartesi akşamınız. Bana yazın Nezih ile ilgili yorumlarınızı...

Sevgiler

LuLu


2 Ağustos 2015 Pazar

Yanında bir ince Müzeyyen Abla...

Hey Pazar miskinleri,

Hala evden çıkamadıysanız ve "akşama ne yapsak?" diyorsanız, Pazar akşamı için neşeli tavsiyelerime başlayayım. Elbette ilk olarak en sevdiğim mekanlardan başlayacağım önermeye.

Özellikle Anadolu yakasında oturanlar ve Müzeyyen Senar severler için bugünkü mekan önerim.


Koşuyolu'nda oyuncu Gamze Karaman'ın işletmecisi olduğu, adını tavrına hayran olduğumuz kadın Müzeyyen Senar'dan alan Müzeyyen Restoran'da kendinizi Ege'de yazlık bir meyhanede hissedebilirsiniz.



Mekanda Müzeyyen Abla'nın yanı sıra Salı-Cuma günleri arası bir de udi beyefendi var. Hayli güzel sesi. Bileklerinizi dikine kestirecek cinsten. Ama yapmayın tabi siz :)








Gitmeden istek şarkılarınızın yazdığı peçeteleri hazırlamayı unutmayın. Udi beyefendinin oldukça geniş bir repertuarı var.



Yemekler, özellikle mezeler enfes. Fiyatlar gayet makul. Rezervasyon 0216 545 57 73 numaralı telefondan yapılabiliyor.













Balık bahane mezeler şahanecilerdenseniz, patlıcanlı börek ve roka salata benim favorim.
Mutlaka deneyin.
















Madam Despina siz gitmeden masayı kurup mavi beyaz örtüleri sermiş olacak.

Sediri de asmanın altına çekmiştir çoktan.

Ve yanında bir ince Müzeyyen Abla...

Hadi kalkın rezervasyon yapın. Akşama açıkta kalmayın. Yorumlarınızı bana mutlaka yazın.

Hadi yine güzelsiniz yine çiçek.

Hamdolsun :)


Selamlar Sevgili Arkadaşlar,

Hepimiz bir ay boyunca sabah 08:00  akşam 18:00 çalışan, hayatı sürekli bir yere koşturmakla geçen, dar vakitlere milyonlarca program sığdıran, hafta sonu geldiğinde "Acaba anne baba ziyareti mi yapsak?", "Çocukları oyun salonuna mı götürsek?", "Kız/erkek arkadaşımızla mı buluşsak?", "Yıllardır görmediğimiz arkadaşlarla bir kahvaltı mı yapsak?", "Yeni çıkan aksiyon filmini mi izlesek?"  diye diye Pazartesi sabahını getiren kapitalizm köleleriyiz. Tüm mesailerimiz, ay başını görme telaşımız aslında daha iyi vakit geçirebilmek, daha konforlu yaşayabilmek için değil mi?

Peki tüm bu telaşın arasından sosyalleşebildiğimiz vakitlerdeki en büyük sorunsalımız ne?

"Nereye gideceğiz?"
"Ne yiyeceğiz?"


"Parayı kazanırken yoruluyorum bir de harcarken mi yorulayım?" der babam.

İşte ben de sizler yorulmayın diye yıllardır sürekli seyahat eden, yemek yemekten, yeni yerler görmekten inanılmaz keyif alan biri olarak tecrübelerimi elimden geldiği kadar paylaşacağım. Ve elbette, eğer paylaşırsanız sizlerin tecrübe ettikleri ile de yeni şeyler deneyimleyeceğim.

Yarışmaya İstanbul'dan katılan biri olarak, paylaşımlarım çoğunlukla İstanbul merkezli mekanlar olacak. Ara ara farklı şehirlerden ve ülkelerden de deneyimleri paylaşacağım.

Çok yakında görüşmek üzere
Sevgiler,

LuLu